Trending:

sıkı

View count updated May 25, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. sıfat

    See alsodar (I)

    Sıkı bir kemer.
  2. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, gevşek olmayan; tıkız

    Sıkı bir denk.
  3. Zorlu, güçlü ve etkili

    En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir.
    -Burhan Felek
  4. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan

    Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  5. See alsokatı (I)

  6. See alsoyoğun

    Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim.
    -Atatürk
  7. zarf

    Sıkıca, iyice

    Ağzını da sıkı tut demeye lüzum görmüyorum.
    -Samim Kocagöz
  8. isim

    Zorlayıcı durum

    Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı.
  9. isim

    Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü

    İlk sıkıyı babam attı.
    -Samim Kocagöz
  10. Güçlü ve çabuk, hızlı

    Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker.
    -Reşat Nuri Güntekin

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com