sıçramak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak
Çocuk taştan taşa sıçrayarak gitti.
fiil, nesnesiz
Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak
Uyumuş olacak ki yataktan sıçrayarak uyandı.
-Sait Faik Abasıyanık Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak
Tarlalardan kalkan çamur parçaları etrafa, bazen de üstüme sıçrıyordu.
-Ömer Seyfettin Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek
Hatta az önce Birgi'ye de sıçramıştı satışlar.
-Necati Cumalı
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com