Trending:

sürüklemek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek; sürümek

    Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü.
    -Aka Gündüz
  2. Akarsu alıp götürmek

    Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu.
    -Attilâ İlhan
  3. mecaz

    İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek

    Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  4. fiil, mecaz, -e, -i

    Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak

  5. fiil, mecaz, -e, -i

    Bir kimseyi aldatarak kötü bir duruma, sona doğru götürmek

    Hepimizi bu dipsiz denizin enginlerinde mahvolmaya sürükledin, dediler.
    -Ahmet Kabaklı
  6. fiil, mecaz, -e, -i

    İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek

    Benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir.
    -Yusuf Ziya Ortaç

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com