Trending:

sökmek

er
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak

    Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür.
    -Yaşar Kemal
  2. Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak

    Makineyi sökmek.
  3. Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek

  4. Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak

    Araba çamuru sökemedi. Gemi akıntıyı söktü.
  5. Karışık bir yazıyı okumak

    Çok okunaksız bir yazı. Ben söker gibi oldum.
    -Haldun Taner
  6. Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak

  7. Balgam vb.nin çıkmasını, akmasını kolaylaştırmak

    Özellikle gıcık şeklindeki öksürüklerde balgamı sökerek rahatlamaya yardımcı olur.
    -İbrahim Sarı
  8. fiil, -den

    Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek

    Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz.
    -Yusuf Ziya Ortaç
  9. mecaz

    Okuyabilme becerisini kazanmak

    Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir.
    -Reşat Nuri Güntekin
  10. fiil, argo, nesnesiz

    Geçmek, etki yapmak

    Ne yaparsın, dedi, burada böyle söküyor!
    -Falih Rıfkı Atay
  11. fiil, nesnesiz, teklifsiz konuşmada

    Gelmeye başlamak veya çıkagelmek

    Şermin'le Nermin tam bir saat sonra yani saat beş buçukta söktüler.
    -Halide Edip Adıvar

Connections

Related Words

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com