perde
perde(Persian)
Rootperde(Persian)
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü; gerelti, gergi, hicap
Durmadan pencere kapatıyor, perde çekiyorum.
-Adalet Ağaoğlu Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey
Sinema perdesi. Karagöz perdesi.
İki yeri birbirinden ayıran bölme
Seste pes perde
Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeye başladı.
-Ahmet Midhat Efendi mecaz
Doğruyu görmeye engel olan şey
Bu sözü duyunca gözlerimdeki perde kalkıverdi.
hayvan bilimi
Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar
müzik
Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi
müzik
Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer
tıp
See alsokatarakt
Gözlerine perde inmiş.
tiyatro
Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri
Oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti.
-Memduh Şevket Esendal
Connections
Related Words
katarakt(turkish equivalent)ayak perdeperde ayaklılarbeyaz perdebölme perdesiburun perdesidemir perdeDemirperdeperde duvarsinema perdesiesrar perdesişerit perdekapı perdesikesel perdesiperde arkasıperde perdeperdesi sıyrıkperdesi yırtıkpes perdesegâh perdesises perdesisis perdesitahta perdetül perde
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com