parlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
See alsoparıldamak
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak
-Mehmet Akif Ersoy Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak; delepmek
Ayna parlıyor.
Tutuşup alev çıkarmak
Pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi.
-Burhan Felek mecaz
Mevkisi yükselmek
Nüfuzlu akrabasından yardım ve kendi mizaçgirliği sayesinde bir iki senede parlamış, büyük bir hariciye memuru olmuş.
-Reşat Nuri Güntekin mecaz
Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak, meşhur olmak
Kendini nasıl müdafaa edebilip yâr ve ağyar nazarında parlayacak?
-Nâzım Hikmet mecaz
Birdenbire öfkelenmek
mecaz
Ortaya çıkmak
Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladı.
-Reşat Nuri Güntekin
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com