Trending:

oynatmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Oynamasını sağlamak

    Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı.
    -Peyami Safa
  2. Kımıldamasına yol açmak

    Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi.
    -Memduh Şevket Esendal
  3. fiil, nesnesiz

    Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak

    Ayı oynatmak.
  4. fiil, nesnesiz

    Bir araç, gereç kullanmak

    Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?
    -Ömer Seyfettin
  5. fiil, nesnesiz

    Aklını yitirmek

    Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim.
    -Falih Rıfkı Atay
  6. mecaz

    Korkutmak, heyecanlandırmak

  7. mecaz

    Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak

    Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor.
  8. fiil, nesnesiz, tiyatro

    Sahneye koymak

    Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız.
    -Halide Edip Adıvar

Connections

Related Words

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com