olgun
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar.
-Refik Halit Karay mecaz
Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse); yetkin, kâmil, pişkin
Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Gelişmiş, kıvamını bulmuş
mecaz
Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.); yetkin
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com