okutmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum.
-Nezihe Meriç fiil, nesnesiz
Okuma işini yaptırmak
Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz.
-Falih Rıfkı Atay fiil, nesnesiz
Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek
Lisede İngilizce okutuyor.
argo
Satarak elinden çıkarmak
Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi.
-Sait Faik Abasıyanık argo
Bir kimseyi yankesicilik, kumar, dolandırıcılık gibi işlerde yetiştirmek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com