Trending:

okutmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak

    Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum.
    -Nezihe Meriç
  2. fiil, nesnesiz

    Okuma işini yaptırmak

    Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz.
    -Falih Rıfkı Atay
  3. fiil, nesnesiz

    Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek

    Lisede İngilizce okutuyor.
  4. argo

    Satarak elinden çıkarmak

    Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi.
    -Sait Faik Abasıyanık
  5. argo

    Bir kimseyi yankesicilik, kumar, dolandırıcılık gibi işlerde yetiştirmek

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com