Trending:

okumak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir metni sadece harf ve işaretlere bakıp anlamak veya metni seslendirmek

    Bana umutsuz bir sesle son raporları okudu.
    -Falih Rıfkı Atay
  2. fiil, nesnesiz

    Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek

    Gazete bile okumak istemiyorum.
    -Burhan Felek
  3. fiil, nesnesiz

    Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek

    Çabuk dil öğrenmedi, okumak istemedi.
    -Halide Edip Adıvar
  4. fiil, nesnesiz

    Sesli olarak söylemek

    Salon boşalmaya başladı, biz şiirler okuyup dinliyoruz.
    -Refik Halit Karay
  5. nesnesiz

    Şarkı, türkü vb.ni sesli olarak nağme ile söylemek

  6. fiil, nesnesiz

    Bir şeyin anlamını çözmek

    Şifre okumak.
  7. Nazarı önlemek veya gidermek, bir hastanın iyi olmasını, bir işin çözülmesini sağlamak için bazı duaları usulüne göre söylemek

  8. mecaz

    Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak

    Yüzünü benden saklıyor. Niçin? Çehresinde, melalinde aşkının matemini okumayayım diye mi?
    -Ömer Seyfettin
  9. mecaz

    Yazı dışındaki işaret ve izleri değerlendirerek çözmek, yorumlamak

  10. fiil, argo, nesnesiz

    Sövmek, küfretmek

  11. ağızlardan

    Bir yere çağırmak, davet etmek; okuntu göndermek

  12. argo, nesnesiz

    Anlatmak, ortaya dökmek

    Komiser delilleri söylemeye başlayınca hırsız bütün bildiklerini okudu.

Connections

Related Phrases

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com