Trending:

kurumak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek; kakırdamak

    Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu.
    -Halide Edip Adıvar
  2. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek

    Bu ulu ağaç yerlerde sürüne sürüne kurudu ve etrafını dikenler, ısırganlar bürüdü.
    -Ahmet Hikmet Müftüoğlu
  3. Irmak, kuyu, pınar vb.nin suyu çekilmek, yok olmak; soğulmak, soruşmak (II)

    Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  4. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek

    Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu.
    -Refik Halit Karay
  5. mecaz

    Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak

    Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın.
    -Memduh Şevket Esendal
  6. mecaz

    Çok susamak

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com