kuru
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı.
-Halide Edip Adıvar Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan (yer)
Kuru çöl. Kuru tepeler.
Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı
Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar.
-Refik Halit Karay Canlılığını yitirmiş (bitki)
Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?
-Halide Edip Adıvar Salgısı olmayan
Kuru öksürük. Kuru egzama.
Döşenmemiş, çıplak
Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu.
-Halikarnas Balıkçısı Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek)
Kuru çayla karın doyar mı?
mecaz
Etkisi ve sonucu olmayan
Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler.
-Ruşen Eşref Ünaydın mecaz
See alsosıska
mecaz
Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze
Kuru, zevksiz bir hayat.
mecaz
Akıcı olmayan, duygudan yoksun
Kuru bir anlatım.
isim
See alsokuru fasulye
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com