kurtulmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler.
-Aka Gündüz fiil, -den
İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak
Her gülüşte, ihtiyarlığın içlerine çöktürdüğü birkaç yıldan kurtularak çocuk masumluğuyla güldüler.
-Halikarnas Balıkçısı fiil, -den
Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak; kopmak
Yüksek dallardaki fazla olgun, ballı şeftaliler, saplarından kurtularak dolgun, yumuşak bir sesle yerlere, çimenler içine durmamacasına yavaş yavaş dökülürdü.
-Refik Halit Karay Bağını koparıp kaçmak
At kurtulmuş.
mecaz
Hamile kadın tehlikesiz bir biçimde doğum yapmak
Kadın sabaha karşı kurtulmuş.
mecaz
Acı ve eziyet çekmeden veya çekerken ölmek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com