kurtarmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Bir canlıyı bir felaketten, tehlikeden veya zor durumdan uzaklaştırmak
İşte böyle bir eser onları bu külfetten kurtarmış olur.
-Asaf Halet Çelebi Kurtulmasını sağlamak
Bunlar tahlisiye madalyalarıdır. Geçen sene yangında bir çocuğu kurtardım.
-Nâzım Hikmet Kazandırmak, yeniden ele geçirmek
Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
-Atatürk Bir şeye zarar gelmesini önlemek
Bu kız beni ilk defa çevreme karşı isyandan, her şeyi ibrazdan kurtardı.
-Halide Edip Adıvar Birinin cezalandırılmasına engel olmak
Baban bana vaktiyle iyilik yaptı, seni kurtaracağım.
-Halide Edip Adıvar fiil, nesnesiz
Bir şeyin değerini karşılamak
Beş bin liradan aşağısı kurtarmaz!
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com