kundak
-ğıView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez; belek
Kendisine uzattıkları ince ve beyaz bir kundağa sarılmış kızına baktı.
-Ömer Seyfettin Bu bezle sarılmış bebek
Dikmen Yıldızı kundağı kucaklayarak ağır, sarsıntılı adımlarla savcının arkasından yürüdü.
-Aka Gündüz Saçları yemeninin içine alıp bağlama
Baş kundağı.
Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey
Dutların tomurcukları büyümüş, yaprakları burunlarını kundaklarından çıkarmışlardı. - S. F. Abasıyanık
Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb
Ben şamdanımla evveli kapının önüne yığılan şeyleri, sonra cibinliği, perdeleri, bütün duvarları çeviren kundakları tutuşturacağım.
-Halit Ziya Uşaklıgil Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm
Amcası Mustafa geldi eve, ona bir kundağı sedefli tüfek getirdi.
-Yusuf Kemal Arabalarda dingil yatağı
mecaz
Ara bozma, fitne, fesat çıkarma
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com