kulak
-ğıView count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim, anatomi
Başın her iki yanında bulunan işitme organı
Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum.
-Hüseyin Cahit Yalçın anatomi
Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu.
-Halide Edip Adıvar Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri
See alsosaban kulağı
Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı
müzik
Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu
mecaz
Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği
Connections
Related Words
Related Phrases
(birinin) kulağını bükmek(birinin) kulağını çekmek(birinin) kulağını çınlatmak(birinin) kulağının zarı patlamak(bir şeye) kulak vermekkulağa kadar gelmekkulağı (bir şeyde) olmakkulağı (veya kulakları) çınlasınkulağı ağır işitmekkulağı dikilmekkulağı duvar olmakkulağına çalınmakkulağına çarpmakkulağına fısıldamakkulağına gelmekkulağına girmemekkulağına gitmekkulağına inanmamakkulağına kar suyu kaçırmakkulağına kar suyu kaçmakkulağına koymak (veya sokmak)kulağına küpe olmak (veya etmek)kulağına söylemekkulağını açmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com