Trending:

koymak

ar
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e, -i

    Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek

    Öteki elini doktorun omzuna koydu.
    -Sait Faik Abasıyanık
  2. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak

    O kadar etkilenmiş ki beni de işe koymak için onlarla tanıştırmaya götürüyordu.
    -Mehmet Emin Yeşil
  3. Gitmesine engel olmamak, gitmesine izin vermek; bırakmak

    İçeri kimseyi koymuyorlar.
  4. See alsoeklemek

    Mal üstüne mal koymak için içi giden bir kişidir.
    -Salâh Birsel
  5. İmza, tarih, adres yazmak

  6. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak; vazetmek

    Orduda yaşayan manevi kuvveti de meydana koyuyor.
    -Ruşen Eşref Ünaydın
  7. fiil, nesnesiz

    Etkilemek, dokunmak

    Kendisinden yakışıklı ve ünlü olan bir adam için terk edilmiş olmak koyuyor olmalı ona.
    -İnci Aral
  8. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak

    Giderlerini iki ay içinde yerine koydu.
    -Necati Cumalı
  9. Bırakmak, terk etmek

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com