koymak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
Öteki elini doktorun omzuna koydu.
-Sait Faik Abasıyanık Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak
O kadar etkilenmiş ki beni de işe koymak için onlarla tanıştırmaya götürüyordu.
-Mehmet Emin Yeşil Gitmesine engel olmamak, gitmesine izin vermek; bırakmak
İçeri kimseyi koymuyorlar.
See alsoeklemek
Mal üstüne mal koymak için içi giden bir kişidir.
-Salâh Birsel İmza, tarih, adres yazmak
Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak; vazetmek
Orduda yaşayan manevi kuvveti de meydana koyuyor.
-Ruşen Eşref Ünaydın fiil, nesnesiz
Etkilemek, dokunmak
Kendisinden yakışıklı ve ünlü olan bir adam için terk edilmiş olmak koyuyor olmalı ona.
-İnci Aral Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
Giderlerini iki ay içinde yerine koydu.
-Necati Cumalı Bırakmak, terk etmek
Connections
Related Words
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com