Trending:

korumak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i, -den

    Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak; muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek

    Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur.
    -Orhan Seyfi Orhon
  2. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek; himaye etmek

    Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu.
    -Reşat Enis Aygen
  3. fiil, -i

    Tehlikeye karşı savunması altında bulundurmak

    Yurdu korumak.
  4. fiil, -i

    Tehlikeli, zararlı durumları önlemek

    İlaçla meyveleri korudu.
  5. fiil, mecaz, -i

    Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek

    Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi.
  6. fiil, mecaz, -i

    Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek

    Geleneklerini koruyorlar.
  7. fiil, mecaz, -i

    Karşılamak, denk gelmek

    Bu işin geliri masrafını korumaz.

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com