koltuk
-ğuView count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı.
-Halide Edip Adıvar Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, koltuk yapılmıştı.
-Hüseyin Cahit Yalçın Yapıcılıkta yan destek
denizcilik
Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
mecaz
See alsokoltuklanma
O koltuktan hoşlanmaz.
mecaz
See alsokayırma
Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez.
mecaz
Yüksek mevki, makam
Koltuk kavgası.
argo
See alsogenelev
Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar ağızlardan
Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
eskimiş
Kenar, tenha yer
Connections
Related Words
genelev(absolete meaning)berber koltuğuberjer koltukkoltuk değneğidişçi koltuğudöner koltukkoltuk düşkünükayırma(absolete meaning)koltuk altıkoltukbaşıkoltuk gözükoltuk kapısıkoltuk kavgasıkoltuklanma(absolete meaning)koltuk meyhanesikoltuk takımıköşe koltuğuL koltuklüks koltukşoför koltuğutekerlekli koltukyatar koltukarmut koltuk
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com