kollamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek
Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş.
-Sermet Muhtar Alus Göz önünde tutmak, gözlemek
Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü.
-Abdülhak Şinasi Hisar Korumak, gözetmek
O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti.
-Nezihe Araz
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com