Trending:

kesmek

er
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak; katetmek

    İpi kesmek.
  2. Dibinden ayırmak

    Ağaçları kesmek. Dalları kesmek.
  3. Düzgün parçalara ayırmak

    Eti kesmek. Patatesi kesmek.
  4. Kesici bir araçla yaralamak

  5. fiil, nesnesiz

    Ucunu almak

    Saç kesmek. Tırnak kesmek.
  6. fiil, nesnesiz

    Hayvanın başını gövdesinden ayırmak; boğazlamak

    Koyun kesmek. Tavuk kesmek.
  7. Son vermek, gidermek

    Bu ilaç baş ağrısını keser.
  8. Ara vermek

    Bu üç zavallı bizden rahatsız oldular ve derslerini keserek çekildiler.
    -Memduh Şevket Esendal
  9. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek

    Yardımı kestiler. Ücreti ödemeyince telefonu kestiler.
  10. Akımı durdurmak

    Şimdi belediye ile anlaşamayan müteşebbis cereyanı kesmiş.
    -Sait Faik Abasıyanık
  11. Belirtmek, kararlaştırmak

    Gününü daha kesmedik.
  12. fiil, nesnesiz, -den

    Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek

    Ücretinden beş lira kesmişler.
  13. Para basmak

  14. Azaltmak, güçleştirmek

    Rüzgâr geminin yolunu kesiyor.
  15. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak

  16. Geçişi önlemek

    Yolu kesmek.
  17. fiil, nesnesiz

    See alsosusmak

    Kes artık yeter!
  18. Hasta organı ameliyatla almak

  19. Bölmek, ayırmak

    Bulvarı kesen küçük sokaklardan biri.
  20. Yazıyı, filmi kısaltmak

  21. -e

    Söylenen şeye bürünmek

    Tabiat mayıs ayında yeşile kesti.
  22. fiil, argo, nesnesiz

    Uydurmak, yalan söylemek

  23. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak

    Rüzgâr yüzümü kesiyor.
  24. mecaz

    Birini yermek, kötülemek

    Hiç değil beni kesmeden edemez o.
    -Orhan Kemal
  25. mecaz

    Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak

  26. mecaz

    Vahşice öldürmek

  27. spor

    Oyuncuyu takım kadrosuna almamak

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com