keskin
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Çok kesici, iyi kesen
Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar mecaz
Tiz olan
Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses.
-Peyami Safa mecaz
Kırıcı, incitici olan
En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş.
-Haldun Taner mecaz
Etkili, sert olan
Masanın başında, güneşten yanmış yüzü, sert ve derin çizgilerle dolu, keskin bakışlı, kıranta bir adam oturuyor.
-Esat Mahmut Karakurt mecaz
See alsokıvrak
Bu çeneyle atbaşı giden keskin bir zekâsı var.
-Cahit Sıtkı Tarancı mecaz
See alsohassas
mecaz
Dikkatli olan
zarf, mecaz
Yoğun bir biçimde
argo
See alsozampara
İşini iyi yapan
Gözcüm tepenin üstüne varınca, karşımızdaki sırttan bir keskin nişancı ateşi ile vuruldu.
-Turhan Seçer
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com