kaynaşmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz, -le
Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek
Çakılla çimento kaynaşır.
Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek
Kumun üstünde bir sürü kadın erkek, oğlan kız kaynaşıyor.
-Falih Rıfkı Atay Birbirine iyice uymak
Bu iki renk iyi kaynaşmış.
mecaz
Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak
Ceylanlarla kaynaşan çocuk, onların seslerini tıpkı onlar gibi çıkarmayı öğrenmişti.
-Halide Edip Adıvar mecaz
Huzursuzluk çıkmak
kimya
See alsobirleşmek
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com