kasıp kavurmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
baskı yaparak veya kıyıcı davranışlarla bir topluluğu ezmek, zulmetmek
Karaköy civarını kasıp kavuran iki serseri çocuğu enselerinden yakalayıp huzuruna getirmiştim.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu çok zarar vermek, mahvetmek
Derhâl asabi, ince, deli sesi çınlamaya başlar, etrafı kasıp kavurur ve kıyametleri koparırdı.
-Abdülhak Şinasi Hisar çok etkilemek, hüküm sürmek
Dışarıda ortalığı kasıp kavuran bir ayaz vardı.
-Cahit Uçuk
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com