karşılamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak; istikbal etmek
Beni karşıladılar ve ağırladılar.
-Ahmet Kabaklı Karşılık olmak, bir şeyin yerini tutmak; tekabül etmek
Herhâlde bu küçük bahçeyi kendi sebze ihtiyaçlarını karşılamak için yetiştirmişlerdi.
-Necati Cumalı Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak
Bu suçlamayı hiç üzerimize almadan karşılar ve hoş görürüz.
-Burhan Felek Kötü bir şeyi önlemek, durdurmak
Bu ilaç sıtmayı karşılar.
Masrafı ödemek
spor
Rakip takımın veya oyuncunun ataklarını savmak
Connections
Related Phrases
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com