karşı
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin esas tutulan yüzünün ilerisi; ön
Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor.
-Halide Edip Adıvar Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı; yamaç
Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik.
-Refik Halit Karay Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer; ön
İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar.
-Yusuf Ziya Ortaç sıfat
Bulunan yere göre önde, ileride olan
Karşı evin kızları. Karşı mahalle.
sıfat
Ayrı şeyleri temsil edenlerin her birine göre diğeri; alternatif
İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu.
-Murathan Mungan edat
... için
Şair Nabi’nin dünya görüşünde komşulara karşı iyi niyet beslemek, onlara kem gözle bakmamak… önemli yer tutar.
-Nurullah Aydeniz edat
… yaklaşırken, -e doğru
Yaptığı, düşündüğü her şey sabaha karşı çalan telefonun, beyninde sürekli çınlayan tiz ve madenî sesinin üzerine düşüyor.
-Oya Baydar edat
Yüzünü bir şeye veya bir yere doğru çevirerek, yönelmiş olarak
Bahçeye karşı oturmak.
edat
Karşılık olarak; mukabil
İyiliğe karşı iyilik adalettir. İyiliğe karşı kötülük cinayettir.
-Ali Fuat Başgil edat
“Katında, yanında, nezdinde” anlamlarında eş görevli kelimelerden sonra kullanılan bir söz
Ele, âleme ve eşe dosta karşı güçlü görünmek gerek.
-Bekir Tünay zarf
Tedbir olarak
Zeytin ağaçlarını diğer meyveli ağaçlar gibi kurda kuşa, böceğe sineğe karşı ilaçlamak da gerekmez.
-Tarık Uslu zarf
Aykırı olarak, aykırı düşecek biçimde
Su yavaş akarken akıntıya karşı yüzebildim, ancak yamaçtaki hızlı akıntıya karşı yüzmeye çalışmam boşa çabaydı.
-Yılmaz Gürbüz
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com