Trending:

karışmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e

    İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek

    Araba sallana sallana içim bağrım birbirine karıştı.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  2. Düzensiz, dağınık olmak

    Yanıma her tarafı titreyerek sapsarı, sakal bıyığa karışmış bir hâlde geldi.
    -Refik Halit Karay
  3. fiil, nesnesiz

    Duruluğunu yitirmek; bulanmak

    Hava birden karıştı. Zihnim karıştı.
  4. fiil, nesnesiz

    Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek

    Kaymakam işin karıştığını anlayarak...
    -Memduh Şevket Esendal
  5. Müdahale etmek

    Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü.
    -Falih Rıfkı Atay
  6. Engellemek, araya girmek

  7. Bir araya gelmek, katılmak

    Bingazi'deki muharebeye karışmak için beraber yola çıktığım arkadaş Kahire'de hastalanmıştı.
    -Ömer Seyfettin
  8. İlgilenmek, el atmak

    Ben, dedim, başkalarının soyadlarına nasıl karışabilirim?
    -Memduh Şevket Esendal
  9. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak

    Bu işe belediye karışır.
  10. See alsokarılmak

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com