karışık
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Farklı nitelikteki şeylerden oluşmuş; gayrisafi
Karışık salata.
Düzeni bozulmuş; intizamsız
Karışmış olan
Ağzından kanla karışık diş parçalarını, onu yumruklayanların suratlarına tükürdü.
-Halikarnas Balıkçısı Saf olmayan, içine niteliğini değiştirecek başka bir şey katılmış olan; mağşuş
Karışık süt.
Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık, dolambaçlı işten!
-Necati Cumalı Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan; karanlık
Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın.
-Peyami Safa Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com