kapalı
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı
Şimdi oğlunu kanlı göğsü, kapalı gözleri, mor dudaklarıyla görür gibi oluyordu.
-Nâzım Hikmet Geçilmez durumda olan
Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri)
Başı örtülü (kadın)
Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen
See alsogizli
Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir.
Açık olmayan (giyecek)
Damalı bir eteklik, açık mavi kapalı bir yün kazak giymişti.
-Necati Cumalı Bulutlu, karanlık (hava)
Ankara'nın soğuk, kapalı havalı günlerinden biriydi.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu mecaz
İçe dönük yaradılışta olan
Ateşoğlu ile yirmi yıldır denizde yoldaşlık ederim. Ben böyle kapalı adama hiç rastlamadım.
-Halikarnas Balıkçısı mecaz
Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan
Ayrıca ben, oldukça kapalı bir çevrede yetişmiştim.
-Adalet Ağaoğlu
Connections
Related Words
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com