kabarmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek
Ekmek iyi kabardı.
Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur.
-Reşat Nuri Güntekin Niceliği artmak, büyümek
Masraf kabardı.
Cilt üzerinde kabarcıklar oluşmak; börtlemek
İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi.
-Peyami Safa Hayvanların tüyleri dikilmek
Kumaş üzerinde pürüzler oluşmak
Bu kumaş çabuk kabardı.
Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
Dolabın boyası kabardı.
Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
Masanın kaplaması kabardı.
Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak
mecaz
Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek
Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır.
-Necati Cumalı fiil, mecaz, -e, nesnesiz
Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
mecaz
Böbürlenmek, gururlanmak
Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu.
-Ömer Seyfettin
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com