kağşamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, ağızlardan, nesnesiz
Eskimek, dağılmaya yüz tutmak
Pansiyonun kağşamış tahta merdiveni ağır bir vücudun adımları altında inlemeye başladı.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar Herhangi bir şey ek yerlerinden ayrılmak, oynamak
mecaz
See alsoyaşlanmak
Bu artistlerin hayli kağşamış hâline yetişen Pierre Loti, birçok parlak sahifeler kaleme almıştır.
-Sermet Muhtar Alus mecaz
Zayıflamak, gevşemek, güçsüzleşmek
Bu kağşamış ilişki belki daha uzun seneler boyu böyle devam eder,.
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com