Trending:

kızarmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Kırmızı veya ona yakın bir renk almak; alarmak

    Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi.
    -Peyami Safa
  2. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak

    Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu / Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu
    -Faruk Nafiz Çamlıbel
  3. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak

    Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi.
    -Peyami Safa
  4. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek

    Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı.
    -Yaşar Kemal

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com