kızışmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak
Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak
Ot balyaları kızıştı.
Hayvan, eş isteme zamanı gelmek; kösnülmek
Aygır kızıştı.
mecaz
Zorlu, sert, kızışık bir durum almak
O dönem politik ortam zaten kızışmıştı.
-Ahmet Ümit mecaz
Bir şey hızlanmak, hareketlenmek
Erkekler arasında sahte kadın olup olmadığı üstüne tartışmalar kızıştı.
-Lâtife Tekin
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com