Trending:

kıvırmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Herhangi bir şeyi bükmek

    Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi.
    -Hüseyin Rahmi Gürpınar
  2. Kenarından katlamak

  3. Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek

  4. Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek

  5. Uydurup söylemek

    Gene yalanları kıvırdı.
  6. fiil, -e

    Saptırmak, çevirmek

    Arabayı birdenbire sağa kıvırdı.
  7. fiil, nesnesiz

    Yapmak istememek, yan çizmek

  8. fiil, mecaz, nesnesiz

    Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek

    Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pekâlâ kıvıracağa benziyordu.
    -Tarık Buğra
  9. argo

    See alsodolandırmak

    Peki bu kız, zarar ziyan hesabının federasyona üç misli gösterilip Zühtü'nün düğün parasını kıvırdığını bilmez mi?
    -Emine Işınsu

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com