kütük
-ğüView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Kalın ağaç gövdesi
Kesilmiş ağaç gövdesi
Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti.
-Refik Halit Karay Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü
Çamlıkları yarıyoruz, ağaçların kütüklerinden atlıyoruz, ne bir köy ne bir ses var.
-Memduh Şevket Esendal Üzüm teveğinin gövdesi
Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz.
-Falih Rıfkı Atay Resmî kayıt defteri
See alsonüfus kütüğü
bilişim
Birbirleriyle ilgili olan verilerin tümü
bilişim
Verilerin işlemci içinde yazıldığı yer
madencilik
See alsokütük demir
mecaz
Görgüsüz, kaba kimse
Biraz sonra bizim kütük, kanepenin üstüne oturmuş, ayaklarıyla yerdeki yaprakları eziyordu.
-Halide Edip Adıvar Kum, odun, kömür vb. taşımakta kullanılan hafif tekne
tarih
Osmanlı'da kullanılan, mavnadan küçük, altı nispeten düz, başı kalkık ve içeriye bükük, sığ sularda ve çıkarma işlerinde kullanılan, tek kürekli yelkenli gemi
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com