ince
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan; cılız, narin, kalın karşıtı
İnce minare. İnce değnek. İnce kitap.
See alsozayıf
Sarışın, kuru, ince bir kadındı.
-Yahya Kemal Beyatlı Taneleri ufak, iri karşıtı
İnce un. İnce kum.
Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı
İnce nakış.
See alsoayrıntılı
Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe...
-Tomris Uyar Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar)
Tiz (ses), kalın karşıtı
İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi.
-Reşat Nuri Güntekin Hafif, gücü az
Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir.
-Sait Faik Abasıyanık mecaz
İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
Aletler, uzun denemelerin, ince hesapların, birbirini tamamlayan bilgi ve diğer aletlerin mahsulüdür.
-Mehmet Kaplan mecaz
Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı
Bu gülümseyişte, herkesin hemen seçemeyeceği bir ince alay gizli.
-Adalet Ağaoğlu
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com