Trending:

işlemek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek

  2. fiil, nesnesiz

    İnce ve süslü şeyler yapmak; nakışlamak

    Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı.
    -Memduh Şevket Esendal
  3. fiil, -e

    İçine girmek, etkilemek; nüfuz etmek

    O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  4. fiil, -e

    See alsonakşetmek

    Al bayrağa narin eller işliyor zafer / Uzaklarda yaralanır kahraman nefer
    -Enis Behiç Koryürek
  5. fiil, nesnesiz

    İyi çalışmak, müşterisi bol olmak

    Rabia Hanım para sıkıntısı çekecek mi? -Dükkân işliyor. Belki çekmez.
    -Halide Edip Adıvar
  6. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek; çalışmak

  7. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek

  8. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek

    Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti.
    -Reşat Nuri Güntekin
  9. fiil, -den

    Bir yerden girip çıkmak

    Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi.
    -Sait Faik Abasıyanık
  10. fiil, nesnesiz

    Çıban, olgunlaşma yolunda olmak

  11. fiil, nesnesiz

    Yara, kapanmamak

  12. fiil, nesnesiz

    Gidip gelmek

    Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi.
    -Sermet Muhtar Alus
  13. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak

    Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum.
    -Erhan Bener
  14. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com