işlemek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
fiil, nesnesiz
İnce ve süslü şeyler yapmak; nakışlamak
Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı.
-Memduh Şevket Esendal fiil, -e
İçine girmek, etkilemek; nüfuz etmek
O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu fiil, -e
See alsonakşetmek
Al bayrağa narin eller işliyor zafer / Uzaklarda yaralanır kahraman nefer
-Enis Behiç Koryürek fiil, nesnesiz
İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
Rabia Hanım para sıkıntısı çekecek mi? -Dükkân işliyor. Belki çekmez.
-Halide Edip Adıvar Durağan durumdan hareketli duruma geçmek; çalışmak
Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti.
-Reşat Nuri Güntekin fiil, -den
Bir yerden girip çıkmak
Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi.
-Sait Faik Abasıyanık fiil, nesnesiz
Çıban, olgunlaşma yolunda olmak
fiil, nesnesiz
Yara, kapanmamak
fiil, nesnesiz
Gidip gelmek
Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi.
-Sermet Muhtar Alus Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum.
-Erhan Bener Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com