hoşlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Birini ‘hoş geldiniz’ diyerek güzel bir biçimde karşılamak
Mustafa Bey, otobüsten inen tüm sanatkârlarla tek tek tokalaşıp hoşladı onları.
-Hümeyra Kaya Birini hoş tutmak
Akşamın erken bir vaktinde adliye vekâletinden dönen Papa Eftim yine hepimizi sofrasında topladı, ikramları ile gönüllerimizi hoşladı.
-Teoman Ergene Yaptığı yararlı işler, söylediği güzel sözler nedeniyle birini onurlandırmak
Ev sahibini takdir ederek, birçok eserin ziyan olmasına, yurt dışına kaçırılmasına mâni olmakla büyük bir hizmet yaptığını söyleyip onu hoşladı.
-Özcan Ergiydiren
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com