hayat
[haya:tı]ḥayāt(Arabic)
Rootḥayāt(Arabic)
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Canlı, sağ olma durumu
See alsoyaşam
Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım.
-Halit Fahri Ozansoy See alsoyaşantı
Köy hayatı. Gece hayatı.
Toplumsal, ekonomik, kültürel, tarihsel vb. koşulların belirlediği bir döneme, bir topluma veya bir işe özgü yaşama biçimi
Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı.
-Reşat Nuri Güntekin Geçim şartlarının bütünü
Hayatımı yazılarımla kazanırım.
-Halide Edip Adıvar Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma
Bu köyde hiç hayat yok.
din bilimi
See alsoyazgı
Hayat onları bir türlü birleştirmedi.
Yaşamayı sağlayan şartların bütünü
Ayda hayat yok.
Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi
Atatürk'ün hayatı.
Connections
Related Words
abıhayataile hayatıyazgı(turkish equivalent)bitkisel hayatbohem hayatıcehennem hayatıçalışma hayatıyaşam(turkish equivalent)hayat doluhayat düzeyihayat felsefesigece hayatıhayat adamıhayatağacıhayat arkadaşıhayat boyuhayat dersihayat hikâyesihayat kadınıhayat kavgasıhayat mücadelesihayat okuluhayat öpücüğühayat öyküsü
Related Phrases
hayata atılmakhayata bağlamakhayata dönmekhayata geçirmekhayata gözlerini yummak (veya kapamak)hayata karıştırmakhayata küsmekhayat geçirmekhayatı cehennem etmekhayatı gitmiş, mematı kalmışhayatı kaymakhayatına girmekhayatından çıkarmakhayatını (birine) borçlu olmakhayatını kazanmakhayatının baharında olmakhayatının baharını yaşamakhayatını vermekhayatını yaşamakhayatını zehir etmek (veya zehre çevirmek)hayatın sillesini (veya tokadını) yemekhayat memat meselesi (yapmak veya olmak)hayatta olmakhayat vermek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com