Trending:

hava

hevā(Arabic)
Roothevā(Arabic)
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. isim

    Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı

  2. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü

    Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu.
    -Memduh Şevket Esendal
  3. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu

    Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın.
    -Reşat Nuri Güntekin
  4. See alsogökyüzü

    Havada bir tek bulut yok.
  5. Çevreyi kuşatan boşluk

    Tozlar havada uçuşuyordu.
  6. See alsoesinti

    Bugün hava olursa yelkenli kalkacak.
  7. Müzik parçalarında tür

    Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık.
    -Sait Faik Abasıyanık
  8. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi

  9. sıfat, mecaz

    Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz)

    Bu sözlerin sonu hava.
  10. mecaz

    Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik

    Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar.
    -Haldun Taner
  11. mecaz

    See alsoüslup

    Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla...
    -Yusuf Ziya Ortaç
  12. mecaz

    İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam; atmosfer

    İlk deneme dalış günü gelince, denizcilerde büyük bir coşkunluk, bir tören havası vardı.
    -Halikarnas Balıkçısı
  13. mecaz

    See alsoçekicilik

    Kadın güzel değil ama havası var.
  14. mecaz

    Keyif, âlem

    Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz.

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com