harman
ḫirmen(Persian)
Rootḫirmen(Persian)
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi
Bu işin yapıldığı yer veya mevsim
Çocuğum başka çocuklarla beraber harmanda düvene binmiş dönüyor.
-Reşat Nuri Güntekin Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi
Çay harmanı. Tütün harmanı.
Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon
Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer
mecaz
Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer
Yiğidin harman olduğu yer.
argo
Esrar içip çakırkeyif olma
Hey polis, diye seslendi sırtını ağaca dayamış, tek bacaklı bir kadın. Hey sana diyorum aynasız, atsana bir ikilik, acayip harmanım bu sabah.
-Ahmet Ümit
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com