harlatmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Ateşi kuvvetlendirmek; harlandırmak
Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar.
-Reşat Nuri Güntekin mecaz
Coşkunluk vermek, canlandırmak
Millî Mücadele'de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek bir kıvılcım yetmişti.
-Aydın Boysan
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com