Trending:

harlatmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Ateşi kuvvetlendirmek; harlandırmak

    Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar.
    -Reşat Nuri Güntekin
  2. mecaz

    Coşkunluk vermek, canlandırmak

    Millî Mücadele'de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek bir kıvılcım yetmişti.
    -Aydın Boysan

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com