harcamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak; ezmek, sarf etmek
İki maaşımı hastalığına harcadığım talebe, sonbaharla beraber ölmüştü.
-Sait Faik Abasıyanık Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek
Bir bütün günü mutfakta harcayıp çeşitli yemekler yapıyor.
-Emine Işınsu mecaz
Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak
Bir delilik yaptı ve otobüsteki kız uğruna Arzu'yu harcadı.
-Muzaffer Uyguner mecaz
Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek
Çoluk çocuğu uğruna kendini harcadı.
argo
Yok olmasına, ölmesine sebep olmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com