haşlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Bir şeyi kaynar suya daldırmak
fiil, -i
Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek
Suda kaynatarak pişirmek
Nine yolda yerim diye iki yumurta haşladıydı.
-Halide Edip Adıvar fiil, -i
Kaynar sıvı bir şeyi yakmak
Kaynar su ayağımı haşladı.
fiil, -i
Don, kırağı bitkilere zarar vermek
fiil, -i
See alsodalamak
Böcek çocuğun bacağını haşlamış.
fiil, -i
Sızı vermek, acı vermek
Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi.
-Peyami Safa mecaz
Sertçe paylamak, azarlamak
Recep'i kenara çekip fena hâlde haşladılar.
-Sait Faik Abasıyanık
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com