getirmek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Gelmesini sağlamak
Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar.
-Reşat Nuri Güntekin fiil, -de
Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak
fiil, -i
Erişmek veya eriştiğini sanmak
Baharı getirdik.
fiil, nesnesiz
İleri sürmek
Örnek getirmek.
fiil, nesnesiz
Sebep olmak, ortaya çıkarmak
Bu rüzgâr kar getirir.
fiil, -i
İletmek, bildirmek
Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi.
-Orhan Seyfi Orhon fiil, nesnesiz
Bir şey sağlamak
Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse...
-Ömer Seyfettin Bir makama atamak veya seçmek
fiil, yardımcı fiil
Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar
Gayrete getirmek. Nedamet getirmek.
fiil, -i, -den
Bir şeyi aktarmak
Atalarından getirdiği gelenekler.
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com