Trending:

geçmek

er
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e

    Bir yerden başka bir yere gitmek

    Elindeki kitabı bırakıp bulundukları odaya geçtim.
    -Tarık Buğra
  2. fiil, -den

    Bir yandan girip diğer yandan çıkmak

    İplik iğne deliğinden zor geçti.
  3. fiil, -den

    Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek

    Eve giderken sizin sokaktan geçeriz.
  4. fiil, -den

    Bir duruma uğramak, konu olmak

    Dayaktan geçmek. Muayeneden geçmek.
  5. fiil, -i

    Okulda, sınavda başarı göstermek

    Hatırlıyor musun, sizin evde bana matematik dersi verirdin, sayende sınıfı geçtim, diyor.
    -Atilla Keskin
  6. fiil, -de

    Ömür yaşamak

  7. fiil, -den

    Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak

    Hakkın var. Ne çare ki bizden geçti diye söyleniyor.
    -Reşat Nuri Güntekin
  8. fiil, -de

    Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek

    Bu odanın içinde geçen aşk anları artık çok uzaklardaydı.
    -Attilâ İlhan
  9. fiil, -e, -i, -den

    Bulaşmak, sirayet etmek

    Hastalık bana ondan geçti.
  10. fiil, -e, -den

    Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek

    Bu titizlik ona babasından geçmiş.
  11. fiil, -e, -den

    Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek

  12. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak

    İstanbul'a geçecek değil, parmağımı kımıldatacak takatim yok.
    -Sermet Muhtar Alus
  13. Yerini bırakıp başka yer almak

  14. fiil, -den

    Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak

    Şimdiki tuluat artistlerinin çoğu oradan geçtiler.
    -Sait Faik Abasıyanık
  15. Etki yapmak; işlemek

    Soğuk, ciğerime geçti. Başına güneş geçmiş.
  16. Görev almak

    İktidara geçmek.
  17. Kalmak, devrolmak

    Paralar suyunu çekti. Fabrika da olduğu gibi Nihat'a geçti.
    -Necip Fazıl Kısakürek
  18. fiil, -i

    Geride bırakmak; aşmak

    Bizim yelkenli vapuru geçecek. Ordu sınırı geçti. Çocuğun boyu babasını geçti.
  19. fiil, nesnesiz

    Tükenmek, bitmek; sona ermek

    Yavaş yavaş bu hırs geçer.
    -Falih Rıfkı Atay
  20. fiil, -i

    Üstünlük sağlamak

  21. fiil, -i

    Söylemeden veya bitirmeden atlamak

    O meseleyi geçelim. O bahsi geç!
  22. fiil, -i

    Zamanı aşmak, geride bırakmak

    Şehzadebaşı'na geldikleri zaman saat onu geçiyordu.
    -Peyami Safa
  23. fiil, -le

    Zaman tükenmek

    Bütün günüm seni takip etmekle geçti.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  24. fiil, -i

    Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek

  25. fiil, -i, -den

    Birinden meşk etmek

    Bu şarkıyı kimden geçtiniz.
  26. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek

    Ankara haberlerini gazetesine geçiyormuş.
  27. fiil, nesnesiz

    Ateş vb. sönmek

    Ocak sönmüş, koru bile geçmişti.
    -Nabizade Nâzım
  28. Yazılmak, girmek

    Tarihe geçmek. Kitaba geçmek.
  29. fiil, nesnesiz

    Sürümü olmak, satılmak

  30. fiil, -e, -i

    Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak

    Kısa süren bir hastalıktan sonra göçüp gideceğini hissetmiş hatta ölümünün gazetelere bile geçmemesini istemişti.
    -Halide Edip Adıvar
  31. fiil, nesnesiz

    Kullanımda olmak, tedavülde olmak

    Bu para artık geçmiyor.
  32. fiil, nesnesiz

    Kabul edilemez olmak

    Senin paran burada geçmez.
  33. fiil, -den

    Bırakmak, vazgeçmek

    Bana yârden geç derler / Seven yârden geçilir mi?
    -Halk türküsü
  34. Bir yere gidip oturmak

  35. fiil, nesnesiz

    Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak

    Bu karpuz geçmiş.
  36. fiil, nesnesiz

    Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak

    Görmedim, dedi, geçti.
  37. fiil, argo, yardımcı fiil

    Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar

    lska geçmek. Diskur geçmek.
  38. fiil, ağızlardan, -e, -i

    Çekiştirmek, yermek

    Beni sana geçmişler / Vallahi ben demedim
    -Halk türküsü

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com