eski
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan; ezelî, ihtiyar (I), yeni karşıtı
Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?
-Nurullah Ataç See alsoönceki
Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal.
-Ayla Kutlu Geçerli olmayan
Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan
Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan
Eski öğretmen.
Yeni olmayan, kullanılmış olan; müstamel
isim
Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum.
-Halit Ziya Uşaklıgil isim, alay yollu
Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz
Mebus eskisi. Müdür eskisi.
Connections
Related Words
Related Phrases
eski ağza yeni taameski çamlar bardak oldueski defterleri kapatmakeski defterleri yoklamak (veya karıştırmak)eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmezeski düşman dost olmazeski hamam eski taseski hayratı da berbat etmekeski kimliğine bürünmekeski köye yeni âdet getirmekeski kulağı kesiklerden olmakeskisi kadar (veya gibi)eskisini aratmamakeskisi olmayanın yenisi (veya acarı) olmazeskiye rağbet (veya itibar) olsaydı bitpazarına nur yağardı
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com