durulmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Duru duruma gelmek
Akmayan su, kımıldanmayan, olduğu yerde bir çukurun içinde pıhtılaşan, ağırlaşan durgun ve durulmuş su ölümü hatırlatır bana.
-Nâzım Hikmet Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel vb. dinmek
Dışarıda nemli bir rüzgâr esiyordu, dalgalar durulmamış, yalnız biraz ağırlaşmıştı.
-Azra Erhat mecaz
See alsosakinleşmek
Hüdai ile olan anlaşmazlıklar durulacak gibi değildi.
-Ayşe Kulin
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com