dolgun
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
Dolgun yastık.
See alsobalıketinde
Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu.
-Burhan Felek Çok, bol, fazla, yüksek olan (ücret, para vb.)
İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş.
-Abdülhak Şinasi Hisar Şişmiş
Sigaradan sararmış dişleriyle dolgun dudaklarını kemiriyor.
-Ahmet Ümit mecaz
Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu
Müftüye karşı adamakıllı dolgundu.
-Reşat Nuri Güntekin
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com