Trending:

dolaşık

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. sıfat

    Karışık olan (saç, ip vb.)

    Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var
    -Karacaoğlan
  2. Dolaşarak giden (yol)

    Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş.
    -Ahmet Haşim
  3. mecaz

    Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık

    Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  4. mecaz

    Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren

    Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı.
    -Peyami Safa

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com